Sözler Mecmuası

← Sözler Mecmuası15 juin · 1 h 03 min

(143) 32. Söz/8, Sh 281 | 2.Maksat | Allah birdir, her şeyin Hâlik’ı odur ve dizgini onun elindedir

(143) 32. Söz/8, Sh 281 | 2.Maksat | Allah birdir, her şeyin Hâlik’ı odur ve dizgini onun elindedir15 juin1 h 03 min

<p>İkinci Maksad: Ehl-i şirkin vekili meslek-i şirki hiçbir cihette isbat edemediğinden ve onun isbatından me’yûs kaldığından, ehl-i tevhîdin mesleğini teşkîkâtıyla ve şübheleriyle tahrîb etmeye çalışmak istediğinden, şöyle ikinci bir suâl ediyor, diyor ki: “Ey ehl-i tevhîd! Siz diyorsunuz ki, قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌ ٭ اَللّٰهُ الصَّمَدُ ‘Hâlik-ı Âlem birdir, Ehad’ dir, Samed’ dir. Hem her şeyin Hâlik’ı odur. Ehadiyet-i zâtiyesiyle beraber, doğrudan doğruya her şeyin dizgini onun elinde, her şeyin anahtarı kabzasında, her şeyin nâsiyesini tutuyor. Bir iş bir işe mâni‘ olmuyor. Bütün eşyâda bütün ahvâliyle bir anda tasarruf edebilir.’ Böyle acîb bir hakîkate nasıl inanılabilir? Müşahhas bir tek zât, nihâyetsiz yerlerde nihâyetsiz işleri külfetsiz yapabilir mi?”Sayfa 282Elcevab: Şu suâle gayet derin ve ince ve gayet yüksek ve geniş olan bir sırr-ı ehadiyet ve samediyetin beyânıyla cevab verilir. Fikr-i beşer ise, o sırra ancak bir temsîl dürbünüyle ve mesel rasadıyla bakabilir. Cenâb-ı Hakk’ın zât ve sıfâtında misil ve misâli yok. Fakat mesel ve temsîl ile, bir derece şuûnâtına bakılabilir. İşte biz de temsîlât-ı maddiye ile o sırra işaret edeceğiz.Birinci Temsîl: Şöyle ki: On Altıncı Söz’de isbat edildiği gibi, bir tek zât-ı müşahhas, muhtelif aynalar vâsıtasıyla külliyet kesb eder. Bir cüz’iyy-i hakîkî iken, şuûnât-ı kesîreye mâlik bir küllî hükmüne geçer. Evet, nasıl cismânî şeylere cam ve su gibi maddeler ayna olup, cismânî bir tek şey o aynalarda bir külliyet kesb eder. Öyle de, nûrânî şeylere ve rûhâniyâta dahi, hava ve esîr ve âlem-i misâlin bazı mevcûdâtı aynalar hükmünde ve berk ve hayâl sür‘atinde birer vâsıta-i seyir ve seyahat sûretine geçerler ki, o nûrânîler ve o rûhânîler, hayâl sür‘atiyle o merâyâ-yı nazîfede ve o menâzil-i latîfede gezerler. Bir anda binler yerlere girerler. Ve her aynada, nûrânî oldukları ve akisleri onların aynı ve onların hâsiyetine mâlik oldukları için, cismâniyetin aksine olarak, her yerde bizzât bulunur gibi hükmederler. Kesîf cismânîlerin akisleri ve misâlleri, o cismâniyetin aynıları olmadığı gibi, hâsiyetlerine dahi mâlik değil, ölü sayılırlar.Meselâ güneş, müşahhas bir cüz’î olduğu halde, parlak eşyâ vâsıtasıyla bir küllî hükmüne geçer. Zemin yüzündeki bütün parlak şeylere, hatta her bir katre suya ve cam zerreciklerine birer aksini, bir misâlî güneşi, onların kābiliyetine göre verir. Güneşin harâret ve ziyâsı ve ziyâsındaki yedi rengi ve zâtının bir nevi‘ misâli her bir parlak cisimde bulunur. Farazâ güneşin ilmi